Bölge

'Vatansızlık hala dünya genelinde en büyük sorunlardan biri'

Berkay YILDIZ/SAMSUN, (DHA)- SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden (OMÜ) Araştırma Görevlisi Dr. Gülşah Ulubay, vatansız bireylerin eğitim, sağlık, çalışma, seyahat ve resmi kimlik edinme gibi en temel haklardan mahrum kalabildiğini ve dünya genelinde milyonlarca kişinin bu sorunla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Dr. Ulubay, 'Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (BMMYK) verilerine göre dünyada yaklaşık 4,4 milyon vatansız veya uyruğu belirlenemeyen insan var ancak gerçek sayı bu rakamların çok daha üstünde' dedi.

OMÜ Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Gülşah Ulubay, vatansızlığın dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir insan hakları sorunu olduğunu söyledi. Dr. Ulubay, vatansız bireylerin birçok ülkede temel haklara erişimde ciddi engellerle karşı karşıya kaldığını belirterek, eğitim, sağlık hizmetleri, çalışma hayatı, seyahat özgürlüğü ve resmi kimlik edinme gibi en temel haklardan mahrum kalabildiklerini ifade etti. Vatansız kişinin, hiçbir devlet tarafından kendi hukuk sistemi kapsamında vatandaş olarak kabul edilmeyen birey olduğunu aktaran Dr. Ulubay, Türk hukukunda da bu durumun 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında tanımlandığını belirtti. Vatansızlığın doğum anında ortaya çıkabileceği gibi sonradan da meydana gelebileceğini söyleyen Ulubay, 'Vatansızlık doğum anında ortaya çıkabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. Doğum anında vatansızlık çoğunlukla devletlerin vatandaşlık kanunları arasındaki farklılıklardan kaynaklanır' diye konuştu.

'VATANSIZLIK, KİŞİNİN YALNIZCA KAĞIT ÜZERİNDE BİR VATANDAŞLIKTAN YOKSUN OLMASI DEĞİLDİR'

Vatansız bireyler için devletlerin davranışları hakkında konuşan Ulubay, 'Bazı devletler vatandaşlığın kazanılmasında soy bağı esasını, bazıları ise doğum yeri esasını kabul eder. Bu sistemler arasındaki uyumsuzluk, özellikle çocuklar bakımından vatansızlık sonucunu doğurabilir. Örneğin ana ve babanın vatandaşlığını taşıdığı devlet sadece doğum yeri esasını kabul ediyor; çocuğun doğduğu devlet ise sadece soy bağı esasını kabul ediyorsa, çocuk doğum anında hiçbir vatandaşlık kazanamayabilir. Yine ana ve babanın vatansız olması ya da evlilik dışı doğan çocuk bakımından soy bağının hukuken kurulamaması da doğum anında vatansızlık sonucunu doğurabilir. Doğumdan sonra ise vatandaşlığın kaybı, vatandaşlığa alınma kararının iptali, devletlerin dağılması, arazi terk ve ilhakı gibi sebepler vatansızlığa yol açabilir. Vatansızlık, kişinin yalnızca kağıt üzerinde bir vatandaşlıktan yoksun olması değildir çoğu zaman toplum içinde hukuken görünmez hale gelmesi anlamına gelir. Bu nedenle vatansız bireyler, gündelik hayatın en temel alanlarında ciddi engellerle karşılaşırlar' ifadelerini kullandı.

'VATANSIZLIK TEMEL HAKLARA ERİŞİMİ ZORLAŞTIRIYOR'

Asya-Pasifik bölgesinin en yoğun vatansız nüfusa sahip bölgelerden biri olduğunu belirten Ulubay, şöyle konuştu:

'Rohingyalar bu konuda en bilinen örneklerden biridir. Ayrıca Körfez ülkelerinde yaşayan 'Bidoon' toplulukları da vatandaşlık hakkından yoksun şekilde yaşamlarını sürdürmektedir. Vatansız bireyler günlük yaşamda ciddi engellerle karşılaşmaktadır. Kimlik ve hukuki statü eksikliği birçok temel hakkı doğrudan etkilemektedir. Kimlik belgesi olmayan kişiler eğitim, sağlık hizmetleri, çalışma hayatı, banka hesabı açma, evlenme ve mülk edinme gibi alanlarda büyük sorunlar yaşamaktadır. Kayıt dışı ve güvencesiz çalışma da vatansız bireyler açısından önemli risklerden biridir. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, vatansız bireylerin korunmasını amaçlamaktadır. Bu kapsamda 1954 tarihli Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme de bu alandaki en temel metinlerden biridir. Milletlerarası özel hukuk bakımından ise vatansızlık, olumsuz vatandaşlık ihtilafı olarak adlandırılan sorunlara yol açmaktadır. Kişinin milli hukuku bulunmadığı için, milli hukukun uygulanması gereken durumlarda hangi hukukun uygulanacağı ayrıca belirlenmek zorunda kalmaktadır. Türk hukukunda bu tür durumlarda yerleşim yeri, mutad mesken veya dava tarihinde bulunulan ülke hukuku gibi bağlama noktaları devreye girmektedir. Türkiye bakımından ise vatansızlığı tespit edilen kişilere Vatansız Kişi Kimlik Belgesi verilmektedir. Bu belge Türkiye'de ikamet izni yerine geçmekte ve kişiye yabancılara tanınan haklardan yararlanma imkanı sağlamaktadır. Ayrıca vatansızlar bakımından bazı haklarda yabancılar için aranan karşılıklılık şartı da aranmamaktadır. Bu yönüyle Türkiye'deki sistem, vatansız kişilerin tamamen hukuki koruma dışında kalmasını önlemeyi amaçlamaktadır.'

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun vatansızlığın kuşaktan kuşağa aktarılmasını önlemeye yönelik önemli düzenlemeler içerdiğini ifade eden Ulubay, Türkiye'de doğan ve herhangi bir devletin vatandaşlığını kazanamayan çocukların doğrudan Türk vatandaşı sayıldığını belirtti. (DHA)