“Sabahları zor uyanmak, depresyon belirtisi olabilir” “Sabahları zor uyanmak, depresyon belirtisi olabilir”

Samsun OMÜ Tıp Fakültesi Nakil Merkezi tarafından başlatılan 'Yeni Bir Yaşam İçin Hayata Tutun Projesi kapsamında, organ nakline farkındalık oluşturması amacıyla toplantı düzenlendi. 2011 yılından alınan nakil ruhsatı ile birlikte OMÜ Tıp Fakültesi Nakil Merkezi'nde böbrek, karaciğer ve kornea olmak üzere toplam 700 organ nakli gerçekleştirildi. 700'üncü nakilin ardından gerçekleştirilen toplantıda konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, "Sağlık sorunu yaşandığında, organ naklinin yapılabiliyor olması bir ümittir, naklin başarılı olması ise bu ümidi güçlendiriyor" dedi.

'ORGAN SAĞLIĞININ KORUNMASI ÖNEMLİ'

Düzenlenen toplantının organ nakli açısından farkındalık oluşturmayı amaçladığını söyleyen Ünal, "İnsanlığa ümit oluşturması açısından organ naklinin, organ bağışının hem teşvik edildiği hem de alınan organların başarılı bir şekilde nakledildiği Ondokuz Mayıs Üniversitesinde böyle bir etkinlik yapmak, son derece mutlu kılıyor. Bunun nedeni toplumda bir farkındalık oluşturması, daha da önemlisi insanların ihtiyaç duyduğunda ve sağlık sorunu yaşadığında böyle bir ümidin var olduğunu bilmesi, başlı başına bir başarıdır. Karadeniz Bölgesi'nin canlıdan canlıya hem böbrek hem karaciğer nakli noktasında tek merkezi diyebileceğimiz Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ndeyiz. Üniversitemizde bugüne kadar 700 organ nakli yapıldı. Bir farkındalık oluşturulması, bize emanet edilen organlarımızın sağlığının korunması önemli bir husus" diye konuştu.

'KADAVRADAN NAKİL YAPAN MERKEZLERİN BAŞINDAYIZ'

OMÜ Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yarkın Kamil Yakupoğlu, "Üniversitemizde böbrek, karaciğer ve kornea nakilleri gerçekleştirilebilmekte. Türkiye'de şu an 24-25 bin kadar özelikle de böbrek nakli bekleyen hastamız var. Türkiye'deki en fazla kadavradan organ nakli yapan merkezlerin başında Ondokuz Mayıs Üniversitesi gelmektedir. Organlar bizlere emanet. Dolayısıyla ihtiyacı olanlara zamanı geldiğinde devretmekte hiçbir sakınca yok. Bunu yaptığınızda binlerce hastaya şifa olacaktır. İnsanlara ümit ışığı olmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

'GEREKLİ VE HAYAT KURTARICI BİR SÜREÇ'

Nakil merkezinde ekibi ile birlikte 60 ameliyat gerçekleştirdiğini söyleyen OMÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuzhan Özşay, "Karaciğer nakli, hasta için de hekim için de kurum için de zor bir süreç. Fakat çok gerekli ve hayat kurtarıcı bir süreç. Son dönem karaciğer yetmezliği dediğimiz hastanın yaşamak için başka şansının olmadığı dönemde hayat kurtarıcı bir işlem. Kadavra ve canlı vericili nakil söz konusu. Biz de ekip olarak 2019 yılından itibaren 60 nakil gerçekleştirdik. Karadeniz bölgesinde bu işi rutin olarak gerçekleştiren tek ekip olmanın haklı gururunu yaşadığımızı söyleyebilirim" dedi.

'YAŞAM O KADAR GÜZEL Kİ'

3 yıl önce yakalandığı siroz hastalığı sonrasında, 9 ay önce karaciğer naklinin gerçekleştiğini söyleyen 58 yaşındaki Adnan Kavas, "Bütün arkadaşlarım bana öldü gözüyle bakıyordu. OMÜ'nün kahramanları sayesinde şu an güzel bir hayatım var ve yaşıyorum. İnsanlara şunu söylemek istiyorum, alkolden, sigaradan uzak dursunlar. Yaşam o kadar güzel ki. 2 sene boyunca çektiğimi bir ben bir de Allah biliyor. Zayıfsın ama karnın şişmiş ve önde. İnsan içine çıkamıyorsun, toplum içine çıkamıyorsun. 9 aydır çok güzel bir hayat yaşıyorum. Yediğimden, içtiğimden, gezdiğimden zevk alıyorum" diye konuştu.

'YENİ DOĞMUŞ GİBİYİM'

Böbrek nakli olan Burhan Polat (52) nakil sonrasında huzurlu ve çok mutlu olduğunu, kendini yeni doğmuş gibi hissettiğini söyledi. Siroz hastalığı nedeniyle karaciğer nakli olan Hasan Saraç (58) ise "3 yıldır siroz tedavisi görüyordum. 3 ay önce karaciğer nakli oldum. Ondan sonra çok iyiyim. Herhangi bir rahatsızlığım yok. Nakilden sonra 17 kilo aldım. Çok kötüydüm, şimdi yeni doğmuş gibiyim. İnsanların bağış yapmasını isterim. Ben de kendi organlarımı bağışlayacağım. İnsanlara tavsiye ederim" ifadelerini kullandı. (DHA)