Gökhan İÇKİLLİ / SAMSUN, (DHA) - TARIM ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, 'B-Reçete'deki hedefimiz, gereksiz ve fazla pestisit kullanımını engellemek, üretici ve çevre sağlığını korumak, gıda güvenilirliğini artırmak' dedi.
Tarım ve Orman İl Müdürlüğü B-Reçete sistemi ile ilgili Çarşamba ilçesinde bitki koruma ürünleri bayileri ile toplantı düzenledi. Toplantıda bayiler ve toptancılar ile birlikte sektör sorunları ve sistemde oluşan problemler görüşüldü. Çarşamba Ticaret ve Sanayi Odası'nda (TSO) düzenlenen toplantıya Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Koruma Daire Başkanı Nesrin Çakır Arıcan, Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürü İrfan Öztürk ve teknik personel katıldı.
Toplantıda konuşan Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Bitki Reçetesi Takip Sistemi (B-Reçete) uygulamasının, tarımsal üretimde bitki koruma ürünlerinin yani zirai ilaç ve pestisit kullanımı, satışı ve uygulanmasını elektronik ortamda daha etkin şekilde izlemek ve kontrol etmek için geliştirilen yeni bir sistem olduğunu söyledi. Yılmaz, 'Bu uygulama ile ilgili olarak 13/12/2025 tarihli ve 33106 sayılı Resmi Gazete'de 'Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Perakende Satılması ile Depolanması Hakkında Yönetmelik' yayımlanmıştır. Yönetmelikte 4 pilot il Ankara, Kırklareli, Mersin ve Samsun belirlenmiş ve 5 aktif madde ve karışımlarını ihtiva eden bitki koruma ürünleri pilot illerde uygulamaya konulmuştur. Yönetmelikte 'Pilot İllerde Yönetmeliğin yayımı tarihinden 30 gün sonra, diğer illerde ise 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren reçeteli satış uygulamasına başlanacaktır' denilmektedir ve ilimizde uygulama başlamıştır' diye konuştu.
B-Reçete uygulamasındaki amaçları açıklayan Yılmaz, 'Zirai ilaçların kontrolsüz ve gereğinden fazla kullanımını önlemek. Gıda güvenliğini artırmak, pestisit kalıntılarını azaltmak ve çevre ile insan sağlığını korumak. Üreticinin sadece ihtiyacı kadar kimyasal kullanmasını sağlayarak maliyetleri optimize etmek. Tarladan sofraya gıda güvenilirliği kapsamında pestisit izlenebilirliği sağlamaktır' dedi.
BİTKİ KORUMA MEZUNU ZİRAAT MÜHENDİSLERİ VE YETKİ VERİLEN KİŞİLER REÇETE YAZABİLİR
B-Reçete'nin nasıl çalışacağı hakkında da bilgi veren Yılmaz, 'B-Reçete ile bitki koruma ürünlerinin satın alınması ve uygulanması 'reçeteye dayalı' hale getirilmiştir. Üretici, hangi ürün için, ne kadar alanda ve hangi dozda ilaç kullanacağını önceden reçeteye bağlatır. Reçeteler elektronik ortamda e-reçete düzenlenir ve sistem üzerinden takip edilir. Sadece bakanlıkça yetkilendirilmiş bitki koruma mezunu ziraat mühendisleri ve yetki verilen kişiler reçete yazabilir. Satışta üreticinin kayıtlı parsel ve ürün bilgisine göre ilaç verilir; '5 birimlik ihtiyacı var ise 10 birim ilaç alamaz' gibi uygulama önlenir. Satıştan hasada kadar tüm süreç kayıt altına alınır ve izlenir. Reçete dışındaki tüm aktifler ise bakanlığımıza bağlı herhangi bir kayıt sistemine Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS), Tarımsal Üretim Kayıt Sistemi (TÜKAS), Kapalı Ortamda Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi (KOBÜKS) gibi kayıtlı olan üreticilerimize kayıt ettiği parseldeki ürün bilgisine ve dekarına göre verilebilir. Böylelikle tüm bitki koruma ürünlerinin sistem üzerinden kayıtla ruhsata tabii olarak satış yapılarak kullandırılması sağlanmaktadır' dedi.
HEDEF, GIDA GÜVENİLİRLİĞİNİ ARTIRMAK
B-Reçete'de hedeflerinin üretici ve çevre sağlığını korumak olduğunu ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü;
'Sistemle birlikte bitki koruma ürünleri satışı ve reçetelendirilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Üreticiler, satın aldıkları ve uyguladıkları ürün ile hasat bilgilerini elektronik olarak kaydetmekle yükümlüdür. Bayi-toptancı satış zincirinde de yeni kurallar belirlenmiştir; ürünler sadece üreticilere satış için reçete ile verilecektir. B-Reçete uygulaması ilimiz dahil pilot olarak belirlenen Ankara, Mersin, Kırklareli illerde de başlamıştır. 1 Temmuz 2026'ya kadar Türkiye'nin tüm illerinde yaygınlaştırılması planlanmaktadır. B-Reçete'de hedeflerimiz ise, gereksiz ve fazla pestisit kullanımını engellemek, üretici ve çevre sağlığını korumak, gıda güvenilirliğini artırmak, satış ve uygulama süreçlerini takip edilebilir hale getirmek ile sorumluluk ve denetim mekanizmalarını güçlendirmektir.' (DHA)





